Altyazı M.K. Bugünkü üçlü başlığımız, iyi kötü çirkin veyahut da petrol altın borsa, borsa kısmında tabii ki fon krizinin piyasa üzerindeki kalıcı etkilerini inceleyeceğiz. Bazılarınız diyecektir ki, ya abi petrol altın beni pek ilgilendirmiyor, direkt borsaya girsek. Haklısınız, ben de oradan başlamak isterdim. Ne de olsa sonuçta trafik için yapıyoruz bu işi. Sizi ne kadar bu ekrana bağlasam, angajman sürem o kadar uzuyor, o kadar iyi kazanıyorum. Ama şöyle bir sorum var. Petrolü ve altını anlamadan borsadaki gelişmeleri tam olarak yorumlayamayız. Bu yüzden maalesef petrolle başlayacağım. Başlamadan önce programın sponsoru OKXTR'ye bir parantez açmak istiyorum. Büyük göç başladı. OKXTR'ye artık yatırılan tüm varlıklarınız için %5 getiri sağlıyorsunuz. Kilitleme yok. Varlıklarınız OKXTR'de tuttuğunuz sürece dağıtım dönemlerinde %5'lik bu getirinin sahibi olacaksınız. Tek yapmanız gereken OKXTR'ye kaydolmak ve sonrasında kampanyaya katılıp varlıklarınızı getirmek. Ayrıca %37'ye varan günlük TL getirisinde sahibi olabilirsiniz. Yani kampanyada hem TL'ye getirip %37 hem de buna ek net %5 kazanabiliyorsunuz. Siz de hemen OKXTR'ye kaydolun ve kampanyaya katılın. Kampanyanın tüm detayları aşağıdaki linktedir. OKXTL'ye teşekkür ediyoruz ve programımıza resmen başlıyoruz. Petrol burada kötü. Önce Pentagon'a, İran'a çok kapsamlı bir saldırı yapmak için planlarınızı hazırlayın dedi. Sonra danışmanları dediler ki abi zaten ara seçimleri kaybedilsin. Bırak sen, bütün Cumhuriyetçi Parti'yi kılıp gidilecek. O da dedi ki peki, savaştan sonra değerlendireceğim bu konuyu. Şimdi bu savaşa kadar petrol fiyatlarının bu sabahki seviyesi olan 104 dolardan aşağı geleceği anlamına gelmez. Çünkü biraz spekülatif de olsa bir kanaatim var. İran bu savaşın ABD ile arasında olmadığını, Trump ile arasında olduğunu çok iyi biliyor. Dolayısıyla Trump'ın kongrenlik kanadı olan yalnız temsilciler meclisi değil, senatoyu da kaybedip topal ördek durumuna gelmesi için elinden geleni ardına koymayacak. Nitekim Bab-el-Mendep'te Hutilerle Suudi Arabistan arasındaki çatışmalar ve bunların geçiş yoluna verdiği zarar devam ederken İran'da yeniden Jürnus Körfez'in de saldırılara başladığı İran kaynaklarına göre işte izinsiz geçen gemilerin kaptanlığı tevkif ediliyor ve gerekirse de drone yani siha saldırısı veyahut da füze fırlatılıyor. Bütün bunlardan dolayı 3 Kasım'da Amerikan ara seçimleri o tarihe kadar İran'ın kademeli olarak baskıyı arttıracağını, petrol fiyatlarının miktarı daha yükseleceğini zannediyorum. Savaştan sonra ise eğer Trump hakikaten hem Temsilciler Meclisi'ni hem Senato'yu kaybederse İran savaşı durdurulur. Kongre'de bu konuda yalnız muhalefet partisi demokratlardan değil, aynı zamanda cumhuriyetçilerden de gittikçe artan bir kanaat var. Bu savaş Amerika için kötü, anketlerde vatandaşlar da istemiyor. Dolayısıyla bir an önce gidelim buradan, İran ve bölge ülkeleri nasıl hallederlerse halletsinler. Bu iyi senaryo ama gerçekleşse dahi petrol fiyatlarında ciddi bir indirim beklememek lazım. Birincisi, bizim ekranda gördüğümüz petrol fiyatları, vadeli işlem fiyatları, kağıt fiyatları, gerçekleri yansıtmıyor. Asya'da, Avrupa'da hemen teslim Brent'in fiyatı 150 dolarla 185 dolar arasında konuşuluyor. Daha da önemli bir sorun var. Tanker trafiği değişti. Artık Kürmüz ve Abba Belmandep açılsa bile oraya gidecek tankerler en az 1-2 ay başka rotalarda sefer edecekler. Dolayısıyla kışın ham petrol kıtlının bitmesi pek söz konusu değil. Bitse dahi artık stoklarını sonuna kadar sıfırlayan devletler ve rafineri, petrokimya tesisleri gibi kuruluşlar yine de petrol talebini yüksek tutarak petrol fiyatlarının da yükselmesini sağlayacaklar. Arkadaşlar petrole enflasyon ve altın tarafından bakıyoruz. Ve aslında bizi ilgilendiren ham petrol fiyatı değil, dizel, benzin, uçak yakıtı gibi ürünlerin fiyatı. Geçmişte bu ürünlerin fiyatına hiç bakmazdık. Çünkü o fiyatla ham petrol arasında çok ufak ve belirgin, özür dilerim, daha doğrusu kalıcı, sabit bir makas vardı. Birini bildiğin de ötekini de biliyordun. Şimdi makas her gün değişiyor ve gittikçe de yükseliyor. 20-30 dolara kadar yükselmiş durumda. Dizel ve benzin fiyatlarında gerileme imkansız. Çünkü burada bir rafineri sorunu var. Rafinerilerin kapasiteye erişmesi çok zaman alacak. İkinci bir sorun da bu ürünlerin önemli ihracatçılarından olan. Rusya, Ukrayna saldırıları altında rafineri kapasitesinin gittikçe artan bölümünü kaybediyor. En sonunda tüm bu Hürmüz krizi esnasında Çin büyük bir fedakarlıkla gerekirse fabrikalarını ve rafinelerini durdurarak ithal talebini azalttı. Ama bunun da bir sonu var. Çin muhtemelen Hürmüz'de durumun normalleşmesinden sonra günde belki 4-5 milyon varil ekstra taleple piyasaya girecek. Dolayısıyla kimse petrol fiyatlarına kanmasın, kimse diğer riskli varlıklar veya ekonomi üzerindeki hesabını, petrol fiyatları ve petrol ürünleri, işte beyaz ürünler diyoruz herhalde, fiyatları düşecek diye yapmasın. Buradan naçizane Merkez Bankası'na da bir mesaj göndermek isterim. Lütfen Ekim PPK toplantısında faiz indirmeyin, çok büyük hata olur. Çünkü kışın Türkiye gibi hemen hemen enerjisinin yarısından fazlasını ithal eden bir ülkede bahsettiğim senaryonun enflasyonu yukarı itip sizi yeniden faiz arttırmaya zorlamaması çok düşük bir olasılık. Ben olsam beklerdim. Diğer merkez bankaları bu konuda çok daha açık. Fed bu yıl en az bir kere, gelecek yıl iki kere, Avrupa Merkez Bankası iki kere, İngiliz Merkez Bankası dört, Japon Merkez Bankası da önümüzdeki 12 ayda 2 ila 3 defa daha faiz arttırımı yapacak. Petrol konusunu böyle kapattıktan sonra altına geleyim. Aslında altın iyi denemez ama çok ilginçtir. Bu yüzden de altına vurgu yapmak istiyorum. Yani ekonomi basınında her gün altın için işte 5 bin dolar, 6 bin dolar diye fiyat tahminleri çıkıyor. Bu kurumlara duyduğum saygıya göre bunun imkansız olduğu düşüncesindeyim. Bu konuda baya bir araştırma yaptım. Okuduğum en iyi makale Finance Feed'den geliyordu. Orada 3 senaryo üzerine çalışmış. En kötüsünde altın donsu 3850 dolara düşüyor. En iyisinde 4750 dolara düşüyor. Bence 4750 dolar da yüksek. Petrol fiyatları ve Amerikan tahvil faizleri böyle yükselmeye devam ettikçe altının 4500 dolar onsun üstüne çıkmasını beklemiyorum. 3850 dolara inmesi olası temel senaryom değil. Çünkü 4000 dolarda Çin ve diğer Polonya gibi altın toplayan merkez bankaları alıma geliyorlar. Dolayısıyla 4000-4500 dolar arasında bir salınım bekliyorum. Eğer altın trader iseniz buradan para çıkartabilirsiniz. Çünkü ben bu yayını yaparken altının onsu 4200 doların altındaydı. Şunu da hatırlatmak isterim. Petrol ile altın arasında ters bir bağlantı var. Yani benim gelecek seneki senaryomda hürmüz krizi şöyle veya böyle hallediliyor. Ve Brent petrol 60-70 dolarlara kadar düşüyor. Bu altın için bir alım fırsatı. Eyvallah. Ama maalesef altını etkilen tek faktör bu değil. Alternatif maliyetine bakmalıyız. O da FED faizi değil, Amerika'da tahvil faizleri. Bugün Pim Koki dünyanın en önemli sabit getirilme hükümet fon yöneticisidir. Çok korkutucu bir açıklama yaptı. Bütün dünya için göstergeyi teşkil eden ve altına alternatif teşkil eden ABD 10 yıl vadeli devlet tahvili faizinin sabah 5.24'teydi getiri 6'ya kadar yükselebileceğini söyledi. Arkadaşlar yani hakikaten ABD tahvil faizi 6'ya yükselecekse bir bütün riskli varlıklarda bir kriz beklemek lazım. Çünkü Amerikan hükümetinin bile temörüte düşme riski artar. İkincisi bu tahvil faizi 6'dayken sizin altında en az 100 senelik dolar bazında 10-12 getiri beklemeniz lazım ki altın almak mantıklı olsun. Bu işte borsayla konut almak arasındaki veyahut da mevduatla borsa arasındaki fark gibi bir şey. TL mevduat %100 güvenli, vadesinde ana paranızı faiziyle geri alabileceğiniz bir enstrüman. Dolayısıyla daha düşük bir risk primi teşkil ediyor. Borsada TL mevduatının üstüne belki 10 puan kadar getiri elde etme umudunuz, beklentiniz olmalı ki borsa yatırım yapmak mantıklı olsun. Dolayısıyla altında çok büyük bir hareket yok. Hatta sevgili Özlem Şengül Derici'nin her ay düzenlediği bir kurumsal yatırımcılar ne bekliyor, ne düşünüyor anketi var. Orada bile altına olan talebin azaldığını, altına olan iştahın veyahut da teveccühün azaldığını görüyoruz. Gelelim borsaya. Borsa konuşmak çok zor. Çünkü artık borsa diye bir şey yok. Borsada iki ayrı birbirinden kopuk yaşayan dünyaya girdik. Bunlardan bir tanesi, Çok teşekkür ederim sevgili yapımcıma. Bunlardan bir tanesi Bistotus ve büyük ölçüde Bistuz dünyası. Bunlar güvenli liman. Buradaki şirketlerin sahipleri çok artık ahtapot gibi kolları ta Norveç'e, ne bileyim İsviçre'ye, offshore merkezlerine uzanan fon skandalında hiçbir şekilde yer almadılar. Hisse senetlerinin de bu sebepten dolayı SPK veya Borsa İstanbul tarafından herhangi bir cezai yaptırım görmesi ihtimal çok düşük. Ve biz de aynen petrolü vadeli işlemlerden takip ettiğimiz gibi BİST'i de BİST30 ve BİST100'den takip ediyoruz. Bunlar göreceli olarak çok daha az değer kaybettiler bütün bu fon krizi sürecinde. Ve bence de eğer 6 ay kadar bekleyecek bir sabrınız varsa, 6 ay çünkü petrol fiyatları düşmeden ve ondan önce de Kasım ayında MSCI Türkiye'nin hangi indekste olduğuna dair kararını açıklamadan önce bu kağıtlar çıkmaz. Şunu da hatırlatayım, özellikle BİST30'da yabancı yatırımcı katkısı olmadan endeksi yukarı süremezsiniz. Yerli sendikasyonların, grupların bunu yapacak parasal gücü yok. Ve orada da sorun şu, bu insanlar yani global fon yöneticileri BİST30'un 30 ve güvenli olduğuna inansalar dahi MSCI kararını vermeden almazlar, alamazlar yoksa boşta kalırlar. İkincisi her ay International Institute of Finance'in yayınladığı fon akım tablosuna göre hisse senetlerine hiç talep yok. Sene başından bu yana gelişmekte olan ülke hisse senetlerinden 150 milyar dolar para çıktı. Eylül ayında gelişmekte olan ülke tahvil ve hisse senetlerinden 26 milyar dolar kaçtı. Türkiye'de yabancıların tahvil ve hisse senedi portföyü azaldı diye konuşuyoruz. Doğrudur ama bunun tek sebebi bizdeki fon krizi değil, bütün dünyada durum böyle. Dolayısıyla Bistüz için ancak 6 aylık vadide olumlu bir görüş verebiliyorum. Gelelim geri kalanına. Yani sanırım borsada kote hisse sayısı 500'e çıktı. Ve herhangi birinizin adına konuşmak istemem ama benim bildiğim küçük montanlı yatırımcıların çoğu da bu BİS 200 ve BİS 130'a dahil olmayan senetlerde alım-satım yapıyorlar. Neden böyle yapıyorlar? Bilemem açıkçası. Belki oradaki oynaklık hoşlarına gidiyor. Belki bu senetler hakkında yeteri kadar resmi ve güvenilir bilgi olmadığı için TÜO pazarı çok da aktif çalışıyor ve insanlar buradan daha kolay para kazanır diye bir düşünceye kapılıyorlar. Ben bu pazarın geleceği hakkında hiç ilimser değilim. Birincisi, fon krizinin ötesinde 26 kadar şirketin hissesi hakkında soruşturma başladı. Bu işte Erdoğan, AKP'nin en tepesindeki kişiler eğer dahilleri varsa onlar hariç olmak üzere AKP içindeki isimlere dokunacak kadar kararlı diye görüyorum. Kendi partisinde dahi kurban vermeye hazırsa bu işe uzaktan yakından karışan herkes sonuna kadar soruşturulacak. Ve Türkiye'nin akıbetini ya da kaderini biliyorsunuz. Bizde masumane ve gayet adil niyetlerle başlayan bu soruşturmalar sonunda cadı avına döner. Dolayısıyla orada hisse senedi riski, tahta kapanma riski, patronun gözaltına alınma riski bence bitmedi. Ama ortada daha genel bir sorun var. İyi haber Sayın Şimşek bildiğiniz gibi açıkladı. Perşembe itibariyle 450 bin fon mağdurundan 43 binine ödemesi yapıldı. Bence Ekim ayı boyunca bütün fon mağdurları en az 1 milyon TL değerinde ana para ve belki bunun üzerine tüfe eklenerek tazmin edilecekler. Ama arkadaşlar sorun yalnız onlar değil. Fon vakasında adı geçen şirketler, fonlar ve hisse senetleri dışında bütün küçük hisse senetleri değer kaybetti. Şu anda %30-40 zararın üstünde oturanlar var. Borsa düzelse dahi, bakın ilk önce yatırdığınız para %30 zararda, bunu geri alacaksınız. Bunun üzerinde şu anda mevduatta stopajdan arındırılmış net getiri 35-37 seviyesindeyse en az 45 seviye 45 puan daha borsa primiyle birlikte getiri bekleyeceksiniz. Yani şu anda zararını elinde tuttuğunuz sizse %80-90 civarında prim yapacak ki siz sonuçta bu işten karlı çıkın. Bu da bence çok makul değil. Yani tamam şu anda borsa tamamen fon kriziyle fiyatlanıyor. Bir şey daha var. Tamam yani ben dedim ya Sayın Merkez Bankası'ndan rica ettim. Faiz indirmeyin diye ama herkes merkezin ekim toplantısında 100 bas puan faiz indireceğini söylüyor. Ben de boynumu büküp razı oldum. Bu tabii borsada özellikle finans şirketlerine bir miktar evime kazandırır. Ama bir, Türkiye yalnız sanayi sektöründe değil, ticaret ve hizmetler alanında da enerji yoğun bir ülke. Biz enerji tüketmeden bir şey yapamıyoruz. Yani bir online alışveriş düşünün, iyi ama onların da kargo masrafları var abi. Onlar da binalarını ısıtıyorlar, elektrik parası, su parası, doğal gaz parası ödüyorlar. Dolayısıyla petrol fiyatlarını yüksek seyretmesi bütün bu orta ve küçük ölçek şirketlerin kar tahminlerini de düşürecektir. Ekonomide de ciddi bir canlılık yok. Ekonomide kriz de yok arkadaşlar Allah rızası için. Ekonomide bir donukluk, durağanlık ve yavaşlama var. Yani bu sene belki %3 büyüyeceğiz. Seneye de bundan daha hızlı büyüyemeyiz. Kimse kendini kandırmasın. Bu şartlar altında evet hisse senetleri ucuz ama bir şeyin ucuz olması alım yapmak için yeterli neden değil. O şeyin zaman içinde pahalılaşacağı ya da değer kazanacağını da bilmek veyahut da bu konuda bir takım tahminler üretmek zorundasın. Ben üretemiyorum. Petrol fiyatları düşse dahi şirketlerin karlılığı bir miktar düzelir ama size %90 kazandıracak kadar düzelmez. En önemlisi de daha önce de bahsettiğim gibi şu anda gelişmekte olan piyasa tahvil ve hisse senetlerine ciddi bir ilgi yok. Bu ilginin gelmesi için üç tane koşulun yerine gelmesi lazım. Bir, Trump ara seçimleri kaybedecek. İkincisi, ABD tahvil faizleri düşmez de en azından yükselişin tepesine geldiğimize dair, Daha fazla yükselmeyeceklerine dair bir genel kanaat oluşması lazım. Üçüncüsü ve en önemlisi dolar endeksinin yeniden değer kaybetmesi lazım. Yani yakın tarihte benim inceleyebildiğim kadarıyla gelişmekte olan ilk hisse veya riskli varlıklarıyla Amerikan dolar endeksi arasında ters bir bağlantı var. Birisi yükseldi, ötekisi muhakkak düşüyor, hiç istisnası yok. Dolayısıyla eğer hakikaten orta ve küçük ölçekli hisselerde portföy tutayım bunlar çok ucuz kaldı diye düşünüyorsanız ilk önce bu dışsal koşulları gözden geçirin derim. Sevgili arkadaşlarım herhalde biraz daha keyifli bir yayın mı yaptık? Korkarım gelecek hafta yine fon krizi konuşacağız. Kendinizi hazırlayın. Eğer program hoşunuza gittiyse paylaşın, abone olun veyahut da aşağıdaki linki tıklayarak katıl butonuna basın. Bana mali bir katkıda bulunun. Sponsorumuz olan OKX'e çok teşekkür ediyoruz. Sponsorumuz olan OKX'e çok teşekkür ediyoruz. Bir kez daha aşağıdaki linkleri tıklayarak hizmetlerimi tanımanızı öneriyoruz. Ve en son olarak da yıllardır işbirliği yaptığım artık dava arkadaşım haline gelen Mesele Ekonomi bu yapımda bana yardımcı oldu. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Hepinize keyifli pazarlar diliyorum.