10 Ekim 2026 Cumartesi Fonzi krizi hızını kesmeden devam ediyor. Bir tarafta olayın kriminal tarafı gelişmeleri takip ediyoruz. Kaçırılan paralar, onlar geri geliyor mu, ne oluyor, ne kadar gelebilir, gelir mi? Bunlar tartışılırken biz daha çok olayın ekonomi üzerindeki etkilerini tartışmaya, değerlendirmeye ve paramızı nereye yatırarak bundan sonra kendimizi koruyabiliriz tartışmaya devam ediyoruz. Hadi başlayalım. Evet sevgili izleyiciler biliyorsunuz olayın bir kriminal tarafı var. Çünkü ortada milyarlarca dolar yok olmuş. Belki 1 trilyon liraya yakın bir para ciddi anlamda fonların içerisinden öyle de böyle çıkmış. Hisse senetlerine yatırılmış. O hisse senetleri de şişelediği için zaten o hisse senetlerini satanlar o paraları almış gitmiş daha çok çoğunlukla. Fonun içinden çıkanlara çok odaklanılıyor ama daha çok burada fonun içinden çıkanlardan çok. O fonların içine giden hisse senetlerinin fiyatlamaları üzerine yapılacak her türlü çalışma resmi çok net zaten ortaya çıkaracak ki sanırım artık bunu biraz daha net şekilde yapıyorlar ki öz hata üzerinden başlayan dalganın devam ettiği görüyoruz. Umuyorum bununla ilgili bazı gelişmeler olacaktır. Çünkü fonların likidasyonuyla yatırımcılara para verme bölümünden fazla bir şey çıkmayacağını hepimiz biliyoruz. O hisseler şişirilmiş fiyatlardaydı. Şimdi çakılıyorlar. Dolayısıyla orada para piyasasına dahi gidebilecek fazla bir para kalmayacağı için mutlaka geriye dönük işlemlerden bir miktar yasal tahkikatlarla bu işin çözüme ulaştırılma şansı var. Bunu da sürekli söylüyorum. Neyse bizi ilgilendiren yani daha doğrusu beni ilgilendiren benim uzmanlık alanım bunun piyasalar üzerindeki etkisi ve olası etkilerini devamlı tartışmak ve değerlendirmek. Çünkü geçen hafta önemli uyarı başlığı altında bir video yayını yaptım biliyorsunuz. Ve burada ısrarla bunun piyasalara olası etkilerini anlatmaya çalıştım. Ve daha sonra anlattıklarım üzerinden dikkat ettim. Neredeyse bütün ekonomi kanalları apta boyu bunları değerlendirmeye almaya başladı. Çünkü şu anda Fonzi krizi tamam işte para nereye gelmiş gitmişi filan herkes tartışmayı seviyor da o daha çok araştırmacı gazetecilerin ya da işte savcıların yapabileceği milletvekillerinin tahkikatlarıyla falan sonuçlanamayacak işler. Bunlar benim alanım değil. Şimdi burada geçen hafta üstüne basa basa durduğum konu özel sektör tahvil sorunuydu. Şimdi bunu tabii herkes anlamıyor. Yani nedir özel sektör tahvili? Özel sektör şirketlerinin sizin aldığınız para piyasası fonlarında tahvilleri var. Yani toplam piyasada 1 trilyon liranın üzerinde bir özel sektör tahvili yani ÖST bulunuyor. Şimdi bunlar niye önemli? Gördük ki geçen hafta ben bu yayını yaptıktan sonra bir tanesi salı günü patladıktan sonra sahibi bir şekilde intihar etti veya öldürüldü. Neyse son itibariyle ölü bulundu. Şimdi bu ölüme kadar giden bir tuhaf olaylar zinciri bu ÖST'ler üzerinden sıkıntı içerebilir. Niye? ÖST'ler siz piyasadan borç alıyorsunuz ve o borcu ödeyemezseniz temelüde düşüyorsunuz. Tamam iyi düşsün ödeyemezse bana ne diyebilirsin ama siz yatırdığınız para piyasası fonları ki piyasa aylardır bu yanlış ekonomik modelin merkezi, paranın merkezi özel sektör tahvilleri üzerinden para piyasalarına akmıştı. Para piyasaları da o keret reyit için ısrarla oraya gelen paralar bir şekilde yatıracak yer arıyordu ve daha iyi faiz için bu özel sektör tahvillerine yönelmişti. Özel sektör tabirlerinin bazısı iyi niyetli şirketler, bazısı da işte Tera gibi kötü niyetli şirketlerin tabirlerine yatırım yaptığı için o para piyasası fonları ciddi anlamda riski tam olarak hesaplanamayan bir enstrümanı haline geldi. Şimdi dolayısıyla bugünden itibaren hala bu yanlış, başından itibaren yanlış uygulanan bu kur çıpalı ekonomik model bizi buralara getirdi. Aa bu nereden çıktı diyeceksin. Bakın 2,5 yıldır ısrarla eleştirdiğim bu carry trade modeli ısrarla bu ekonomiyi, real ekonomiyi sanayisizleştiren, real ekonomiyi öldüren ve sistemi sizi rantiyeye çeviren yanlış bir model olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Her şey eğer o 2024 Nisan'ında başladığı noktada bir devalüasyon adımıyla başlasalardı şirketler ihracata yönelecek, ihracat yapacak. Oralardan kazançları üzerinden ülke sürekli olarak dövize yeni ihtiyaç duymayacak. İhracat yapan şirketler ülkeye dövizi getirecekti ve sistem kendi kendini çevirebilen bir üreten bir ekonomiye dönüşecekti. Ama ne yapıldı? Döviz kuru baskılanarak herkesin dövizini bozdurup, döviz borçlanıp, Türk lirasının aşırı değerlenmesine izin verip, Türk şirketlerinin dünyaya ihracat yapmasının ömrü kesildi. Ve ihracat rekor falan bırakın onları, ısrarla rakamları doğru incelediğiniz zaman dış ticaret açığı vermeye devam ettik artan rakamlarda. Çünkü yanlış bir kur politikası uyguladık. Şimdi o politika döndü dolaştı şirketleri fabrikalarını kapatmaya işlerini bırakıp da parasını faize yatırmaya yöneltti. Hatta dedi ki ya buradan da yeterli burada en iyi faizi nasıl alabilirim çünkü gerçek enflasyonun altında bir faiz alıyoruz bari burada yeni yerler arayayım dedi. İşte böyle ponzi modellemelerine yöneldi insanlar. Yani aslında işin gerçeği evet ne gerek vardı böyle şeyler diyebilirsiniz ama mantığı bu fonzilere yönelmenin arkasında da bir gelir arayışı sonuçta bari yatıyor. Ya boşverin onlar kumarbaz diyebilirsiniz ama iş öyle değil arkadaşlar. Eğer doğru kur politikası uygulanmış olsaydı mesela borsaya yabancı sermaye gelecekti, uluslararası sermaye. Türkiye'de yatırımcılar dövizlerini bozdurup borsada para kazanabilecek, ihracat yapan şirketlere yatırım yapacaklar. Gerçek kazançlar oluşacaktı. Yani böyle balon şirketler oluşturulması ve bu tip ponzilere kimse başvurmak zorunda kalmayacaktı. Ya şimdi tamamen tabii ki sebebi bu değil ama ana sebep bir getiri arayışı ve borsada iyi şirketlerin bu ortamda kazanamaması. Para kazanamadığı zaman siz de oralara yatırım yapmıyorsunuz. Ne yapıyorsunuz? O sırada denetimin eksikliğiyle doğmuş bir ponzi olgusu oluyor. Yani fon adı altında ponzi yapılanmaları. Ben onlara ponzi diyorum biliyorsunuz ilk andan beri. Piyasada da baya bir kabul edilir hale geldi. Neyse son itibariyle bu Fonzi kavramının içini bu fiktif şirketlerle doldurmuş oldular. Yani borsadaki şirketler, borsada alkaçlık şirketler gerçek getiriler elde edebilirdi doğru bir ekonomik model içerisinde. Ekonomi bir taraftan büyürken bir taraftan da insanlar oralara yatırım yaparak zaten bu şirketlere katkıda bulunmuş parasını ekonomik içinde tutmuş olurdu. Ama ne oldu? O paraları yanlış yerlere Fonzi yapılanmalarının içine aktardılar. O parayı da birileri aldı teknelerle, özel jetlerle, kripto paralarla falan filan yurt dışına gönderiverdi ortada ne para var. Şimdi bu model nerede sıkıntı yaşayacak, nasıl devam edecek ben o bölümünü anlamaya ve anlatmaya çalışıyorum. Ve bunun için de ne yapıyoruz hiçbir zaman, hiçbir zaman biliyorsunuz emin olamıyoruz ne olup olamayacağından ama geçmiş tecrübelerimiz ve matematiksel gerçeklerle, ekonomik modellerle anlamaya ve olayı çözmeye çalışıyoruz. Yani hiçbir zaman burada yatırım tavsiyesi vermiyorum ve kesinlik içermeyen ifadeler kullanıyorum. Ama geçmiş tecrübelerimizde benzerlikleri size anlattığım zaman zaten olayın nereye doğru gidebildiğini anladığınıza eminim. 2000 yılı kur çıpalı ekonomik modeli şu anda uygulanan IMF'in uygulattığı modelin aynısı. Kuru bastır, faizi önce çıkar sonra yavaş yavaş düşürmeye çalış ondan sonra da sistem buradan yürüsün. O da ne oluyor? Yanlış modeller elinde sonunda dünyanın her tarafında IMF modelleri patlayıveriyor. 2000 yılındaki model de bir bankacılık kriziyle sonuçlanmıştı. Bugün yine bankacılık kriziyle sonuçlanıyor demiyorum. Tam tersi zaten sonuçlandığı bir sermaye piyasası kriziyle sonuçlandı. Ve şimdi o zaman bankaların içindeki oluşmuş yapı patlamıştı. Devlet bunu daha halka yansımadan kapatmıştı. Ama ne yapmıştı? Kapattıkça açık verince büyük bir açık oluşmuştu. IMF gelip Türkiye'ye Şubat ayında bir devalüasyon yaptırtıp bu sefer dalgalı kur rejimine geçirmişti ve kur belli bir dalgada ulaşmış bir devalüasyon yapılmış ondan sonra dalgalı kur rejimine dönmüştü. Şimdi dalgalı kur rejimine de daha sağlıklı modeller ama öyle de böyle önce kuru bir serbest bırakıp gitmesi gereken yere götürürsünüz ama dalgalı ama kararlı ondan sonra bunları tartışmamış. Şimdi bunlar yapılmadığı için yanlış noktada olduğumuz için ısrarla hala Buradan bir şey olmayacağı kavramı, bu modelin gayet güzel çalıştığı kavramı üzerinden konuyu tartışıyoruz. Çalışamaz arkadaşlar. Çünkü bu modelin içerisinde bütün paranın para piyasaları gelmesi vardı. O para piyasalarından çıkışlar başladı. Bu çıkışların bir kısmı fiziki altına, fiziki dolara, bir kısmına mevduata gitti. Şimdi bundan sonra bunun devam etmeyeceğine ne garanti var? O para piyasası fonları içerisindeki ÖST'ler, özel sektör tahvilleri vadesi geldiği için sıkıntı yaşarsa Eğer bununla ilgili acilen ekonomi yönetimi bakın her yayında ısrarla bunun üzerinde duruyor bir çözüm üretmezse bütün özel sektör tahvil sahipleriyle birebir görüşmeler ayarlayıp bunların bir şekilde ödemelerini aksatmadan devam etmesini ama bunun kaynağı nereden bulunacak yine daha fazla para basılarak neyse desteklenmezse buralardan çıkabilecek sıkıntı çok ciddi boyut kazanabilir. Bunu anlatmaya çalışıyoruz. Çünkü buradan çıkacak bir sorunda para piyasası fonlarında da benzer sıkıntıları baş gösterecek ve insanların buradan zaten kaybolmaya başlayan güveni tamamen sistemden çıkmaya yönelirse asıl sıkıntı orada çıkacak. Üstüne üstlük bu talihsiz vaziyetlerin BES'leri etkileme konusunda dikkatle incelemeye alınması ve BES içeriklerinde bu fonların yatırım şirketlerinin borçlanma araçları adı altında hangi özel sektör tabirlerinin ve bunların ödemesinin yapılıp yapılamayacağı ve buralarda BES'lerde paranızın riske alıp olmadığı konularının da bir an önce açıklığa kavuşturup netlikle vatandaşa anlatılması ve bu konunun ortadan kalkması lazım. Bunlar yapılırsa evet bir kur krizi, bir ödemeler dengesi, sıkıntısı ertelenebilir. Ertelenebilir diyorum çünkü bu giden modelin hala ülke real ekonomisine verdiği zarar, bakın illa bir usulsüzlük yapması gerek yok, real ekonomide her gün yeni konkurslar var, her gün şirketler zordurma düşüp iflaslar var. Çünkü bu model maalesef ve maalesef real ekonomiyi öldüren, sıkıştıran bir model. Bu modelden vazgeçilmediği ve kur doğru olması gereken yere gelip de adımlar atılmadığı sürece maalesef gideceğimiz yeri sadece erteleriz. Sonuçta bu işin güzel bir şekilde sonuçlanması için atılacak adımları takip edeceğim. İstihbarat ve ekonomi yönetiminin ÖST'lerle ve BES'lerle ilgili açıklamalarını ve hamlelerini dikkatle takip edeceğim. Yoksa son aşamada ÖST, BES ve arkasından da kur krizi risklerini adım adım takip etmeli. İşte bu esnadır. Bununla ilgili doğru adımlar atılıyorsa evet paranızı mevduatta bir miktar daha tutmanın sepetiniz içerisinde bence çok da sağlıksız bir şey olmadığını düşünebiliriz. Ama bu kadar değerli bir TL ile bunun devam etmeyeceği varsamıyla tabii ki sepetle bununla ilgili hele adım atılmıyorsa sepetimizde hala önemli miktarda döviz bazlı enstrüman ve fiziki altın, fiziki gümüş gibi enstrümanları tabii ki bizi bu sistemde en azından rahat uyutacak enstrümanlar olacak. Bak işin maalesef gerçeği bu. Bu da resmin tarihsel süreçteki benzerliği ve matematiksel modelle birebir uyumu. Bu işin net şekilde resmini sizin için çizmeye çalışıyorum her hafta. Şimdi grafiklerimize hızlıca bir bakalım. Dolar TL, evet dolar TL'de o baskı devam ediyor. Kontrollü bir şekilde kuru arttırmaya devam ediyorlar. Teknik olarak 48-17 üzerinde kaldığı sürece potansiyel hedefleri ekranda mevcut. Biliyorsunuz 2016 yılından beri Fibonacci zaman döngüleri içerisindeki dolar hareketlerini incelediğimiz zaman 2024 1 Nisan'dan beri başlayan döngüde o harekete izin verilmediği için kontrolü bir kurla bir model uygulandığı için ekonomi sıkışmaya maalesef devam ediyor. Biz de dikkatle bu kur grafiğini takip etmeye devam ediyoruz. Gram altın gram altın evet sepetimizde önemli miktarda arttırmaya başladığımız ürün yine. Niye? Zaten önemli bir yer tutuyordu ama bugünlerde özellikle biraz daha dikkatle takip ediyorum. İşte bu anlattığım bütün risklerle bir devalüasyon olasılığında gram altında bizi koruyabilecek. Çünkü döviz bazlı bir enstrüman. Öte yandan altında hala bir %10 risklerini hep anlatıyorum ama çok kritik bir eşeğe geldik. Haftanın 3. videosunda biliyorsunuz ons bazında analizleri yapıyorum. Çok kritik bir eşekteyiz. Orası aşılabilirse yeni bir dalgaya girebiliriz. Ama an itibariyle hala bir miktar aşağı gelme ihtimali var mı? Elbette ki var. Orada nasıl bakıyorum? 6.789 üstüne atıp da orada kalıcılık sağlarsa gram altında daha hızlı bir hareket. Kuvvetli bir hareketin başlangıçlı işaret fişeği verilmiş olabilir. Öte yandan aşağıda da 200 günlük ortalama 6379 seviyesi korunduğu sürece çok da aşağı gelmelerin önü kesilebilir. Ama önemli olan kalıcılık arkadaşlar. Gram altın bu ortamda global ortam ayrı sıkıntı. Türkiye'deki bu sıkışıklık ayrı. Burası mutlaka nakit arttırarak piyasaya nakit vererek çıkılacağı için o nakdin de gideceği adreslerden bir tanesi kaçınılmaz şekilde gram altın olacak maalesef. Maalesef diyorum çünkü ben altın yatırımcısıyım ama dilerim Türkiye'de biz daha güzel altına sığınmaktan daha güzel enstrümanlar bu yılın başında gördüğümüz gibi borsa gibi enstrümanlar görürüz de onları sizinle paylaşırız. Ama ne zaman ki bu işlerde doğru adımlar atıldığını görmeyiz işte maalesef burada sığınma limanlarımızdaki miktarları arttırmak durumunda kalıyoruz. Kısa vade altın için darpene altını anlatıyorum biliyorsunuz altın S1 ekranda hisse senedi alır gibi alıyorsunuz makası dar onun için stopajı yok o açıdan avantajlı. Orada da 70'de böyle bir destek seviyesi belirlendi gibi duruyor. Önce 66'dan dönmüştü. Bu hafta 72-24'ü takip ediyorum orada. 72-24 üzerindeki kalıcılıkta burada da uzun vadeli dibin oluşmuş olma ihtimali ve altın sevirinde kuvvetli günlük trade'ler de dahil olmak üzere kısa vadeli trade'leri yapacağımız ürün olarak sepetimizde yer vermeye başlayacağımız arttıracağımız dönemler yaklaşıyor gibi. Hep söylüyorum biliyorsunuz Ekim ayına işaret etmiştim. Ekim ayı altın gümüş için yükselişlerin başlamasının işaret fişeğinin verileceği ay. Buradan mı başlayacak biraz daha aşağıya gelip mi başlayacak onu dikkatle takip ediyorum. Gram gümüş gram gümüş de aynı şekilde 99-30 tren takip seviyem. Orada da haftanın son 2 günde biraz hareketlenme oldu pozitif yönlü. Ve 200 günlük ortalama 96-50'de bir şekilde çok yakın direnç olarak önümüzde duruyor. Bunların üstüne atarsa bir al sinyali burada da gelecek. Bunların üstüne atmadığı sürece hala riskler biraz daha aşağıya yönlü riskler var. Ama orta uzun vadede işte sepetimdeki gram gümüş ciddi anlamda biriktirdiğimi biliyorsunuz. anlattım. Kolay kolay fizikilerimi zaten ellemiyorum. 2028'ler hedefiyle tutuverip ama daha ekleme yapar mıyım? İşte o ekleme yapmak için aşağı son bir dalga gelir mi diye Ekim ayı içerisinde ısrarla bekliyordum. Ama yıl sonuna kadar pozitif beklentim ciddi anlamda devam ediyor. Ve Borsa İstanbul. Şimdi bu kadar anlattıktan sonra Borsa İstanbul'la ilgili iyimsel bir şeyleri tabii ki anlatmayı isterim. Niye? Türkiye ekonomisine ben yatırım yapmayı ve geçmişte bütün varlığım hep Borsa üzerinden kazanmış birisi olarak. Burada Borsa İstanbul'un sağlıklı bir ortama tekrar kavuşmasını dilerim. Ama maalesef şu anki görüntü hala Borsa İstanbul'un biraz daha sıkışıklığının devam edebileceği yönünde. Bu hareketler özellikle eğer kur ayarlaması yapılırsa bir şekilde ilk geleceği maddesi tabii ki benim. İhracat yapan şirketler olacak Borsa İstanbul'da. An itibariyle baktığım zaman 12.500 geçen haftada verdiğim trend takip serisi aşağısında kaldı süreci. Bu hafta oralar denendi aşağısında kaldı. Denendi aşağısında kaldı. Bunun üstüne atmadığı sürece ve orada kalmadığı sürece kısa vade tepki hareketleri maalesef kalıcı olmayacak. Biraz daha aşağılar ihtimali hala gözüküyor ama buralarda bir bayrak filama tarzı bir şey yapmaya da çalışabilir. Şimdilik buralar bir destek bölgesi görünüyor. Dolar bazen baktığım zaman 253 dolar günlükte, 260 dolar haftalıkta takip ettiğim seviye. Bu haftada hafif böyle yatayda bir haftayı geride bıraktık. Hatırlarsanız oradaki omuz başımızı aylar önceden anlatmıştık. Ağustos ayında üstüne çok durmaya başladık. Ondan sonra da aşağı doğru bu gelişleri yakından takip ettik. Ve bazen soruyorsunuz arkadaşlar. Yılın başından itibaren yaptığım hisse senedi yatırımları, fon yatırımları arkadaşlar bunları anlattım size. Artık Ağustos ayında iki tane videoda bu yılki borsa tahminlerinde yanıldığımı ve bundan sonra sağlıksız bir piyasanın bizleri beklediğini detaylı anlattım. Doğal olarak yaptığım yatırımlarda da zarar ettim. Bazılarını uzun vadeli tutuyorum. Bazılarını kol kesmek vaziyette de kaldık. Buralardan yine kazanacağız bu paraları ama ne zaman kazanacağız onu tespit etmeye ve tekrar buradaki fırsatı yakalamaya çalışıyoruz. Onun için ısrarla bazen çok fazla soru geliyor. Aynı sorulara tekrar tekrar aynı niyetleri vermemin alemi yok. Burada her hafta detaylı anlatıyorum. Sizinle içi dışı bir şekilde bütün derdimi, bütün görüşlerimi en açık şekilde paylaşmaya ve yolunuza ışık tutmaya gayret ediyorum. Hepinize çok dikkatli, bol kazançlı, harika bir hafta diliyorum. Altyazı M.K.